| اقویا |
akviyâ |
kuvvetliler |
| نقاره |
nakkare |
davul,dümbelek |
| معيار |
miyâr |
ölçü |
| راکد |
râkid |
durgun |
| گنل |
genel |
Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan,umumi "Genel seçim. Genel tarih.",Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan "Söylediklerim kuşkusuz genel anlamda geçerli." - A. Ağaoğlu,Yetkisi ve sorumluluğu çok olan "Genel başkan. Genel müdür.",Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne) "Genel kitaplık.",Bir genelleme sonucunda elde edilen "Genel düşünce." |
| التصاق |
iltisâk |
kavuşma,yapışma,iltisak etmek,kavuşmak |
| محبت |
muhabbet |
sevgi |
| مراجعت |
müracaat |
başvuru,geri dönüş,müracaat etmek,başvurmak,geri dönmek |
| معنی |
ma'ni |
anlam |
| همسال |
hemsâl |
yaşıt |