Sözlük
| Osmanlıca (Arap alfabesi) | Osmanlıca (Türk alfabesi) | Türkçe |
|---|---|---|
| یادگار | yâdgâr | anı,hatıra |
| عجالة | icâleten | aceleyle,acele olarak |
| چرخ | çerh | çark,felek,tekerlek,çıkrık,çarkıfelek,tef |
| منهزم | münhezim | bozguna uğramış,münhezim olmak,bozguna uğramak |
| منظر | manzar | seyir yeri,görünüş,yüz |
| شناعت | şenâat | kötülük |
| اصنام | esnâm | putlar |
| اغنی | ağnâ | en zengin |
| مبعوث | mebus | gönderilmiş,milletvekili,ölümden sonra dirilen |
| تپه | tepe | Bir şeyin en üstteki bölümü,Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası,Birinin yanı başı, baş ucu,Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü,Yüksekliği genellikle birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi,çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri,ikizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası,Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri |